ANNEM BENİM HAYAT REHBERİMDİ
Okuma yazması yoktu Anamın ancak o halk üniversitesi mezunuydu. Bana hayatı öğreten rehber öğretmenimdi. Annesinden el aldığı Köyümüzün ebesiydi, ağıt yakıcısıydı, küsleri barıştıran elçiydi, Düğünlerde zülüf kesicisi ve irticalen söylediği gelin ağıtlarıyla tüm kadınları ağlatan kadındı Anam.
Köyün hastalarını tedavi eden , kupa vuran, kocakarı ilaçlarıyla dertlerine çare bulan , lohusalara, hasta çocuklara inanılmaz tedaviler uygulayan bir çareciydi. Tütsü tütütür, nane çayı yapar, bronşit olanları gazete kağıdına rakı emdirerek göğüslerine kapatarak çare bulurdu.
Beni okutmak için Tarlalar’da ömür tüketen, yatılı okula gideceğimde harçlığımı çıkarmak için burçak yolup, nohut yolup bana harçlık hazırlayan ve Askeri okulu kazandığımda o güzel yüzüyle gülerek “ Ölsemde gam yemem ‘ diyerek mutlu olan kadındı Anam.
Dünyanın en iyi aşçısıydı Anam. Yoksuluğuna rağmen bulur buluşur yemek üreten ve her yemeğe sevgisini katarak beş çocuğunu hayata hazırlayan efsane bir aşçıydı. Tadı hala damağımda olan çorbalar icat eder, Yoksul bir köy evinde bulunan, bulgurdan, undan, mecimekten , soğandan , Patatesden öylesine yemekler yapardı , Tadına doyamazdık.
Köyde kim küs gitmiş ise hemen Anam devreye girer herkesi barıştırır, Kimseye kin gütmez, Kimseyle kavga etmez, herkese güler yüzlü, hatırsever , dostça geçinen bir kadındı Anam. Her izine geldiğimde hangi yaşda oursam olayım bana sarılır o nasırlı ve şefkatli ellerini gömleğimin içine sokar ve sırtımda ellerini gezdirir, saçlarımı okşar ve şu ünlü sözünü söylerdi “ oğlum zayıflamışsın , kendine bakmıyormusun , et falan yemiyormusun” hala kulaklarımdadır bu sözleri.
Gün geldi Aniden Anamın enbolü sonucu Hastaneye kaldırıldığını duyunca hemen gidip Anamı gördüm. O efsane kadın bir yanı felçli, Konuşamıyor, sadece beni duyuyor, ağzından besleniyor durumdaydı. Bir aylık Hastane sonunda Doktor “ Annenizin 3 aylık ömrü kaldı” diyerek evimize götürdük.
Anamın hiç ölmeyeceğini sanmıştım. O yürüdüğünde yerleri inleten , bana hayat hazırlayan ,yıkılmayacak kadın yatakta, badem yeşili gözleri, bembeyez yüzüyle bana bakıyor ve yemeğini yedirdiğimde elini tutduğum’da elimi sıkarak ve gözleriyle konuşuyordu.
Sizin hiç Anneniz öldümü benim Anne öldü. hayır olamaz bu gülen kadın annem ölemez ben onsuz bir hayat düşünemem annem ölemez dediniz mi? Evet çare yoktu şeker hastalığı, kalp ve tansiyon hastası Anam 24 yıl önce bir bayram sabahı yemeğini yedirdim ve yüzünü seyrediyorum. Anam aniden sararıp solmaya başladı o yeşil gözleriyle bana son kez baktı ve elimi sıktı bu dünyaya veda etti gitti. Hastane odasında evimizde gün gün eriyen saat saat sizden ebediyen ayrılmaya hazırlanan dönüşü olmayan bir yolculuğuna çıkmaya hazırlanan gözlerine bende son kez bakakaldım.
Sizin hiç anneniz öldü mü benim öldü ben öksüz kaldım. Benim idolüm olan , ondan hayata dair çok şeyler öğrendiğim o efsane kadın öldü benim sağ kolum kesilmiş gibi oldu. O arkasında hasreti acıyı özlemi bırakıp gitti ne geldi ne de bir haber yolladı. Mahşerde buluşacağız Anamla.
Anneler asla ölmezler onlar çocuklarıyla, torunlarıyla yaşarlar aslında. Siz siz olun Annenizin kıymetini bilin. Onlar bizim asırlık çınarlarımızdır. Sırtımızı dayadığımız