Bahri KILINÇEL bilgi@bahrikilincel.com
YÖRÜKLER ÜZERİNE ŞİİRİM



YÖRÜKLER YÖRÜKLER
Yörükler...! Yörüklerrr...!
Asil Yörükler Kızları kolan gibi örükler.
Bir selâm olsun Toroslar'ın doruklarına,
Bir selâm olsun dumanı göğe yükselen kara çadırlara,
Bir selâm olsun Oğuz'un kutlu soyuna...
Biz, Rüzgârı kardeş bilenlerin çocuklarıyız.
Yaylayı yurt, Gökyüzünü kubbe,
Toprağı ana bilenlerin torunlarıyız.
Bizim kökümüz,
Altay'ın buzlu sabahlarında yeşeren bozkırdır.
Bizim yolumuz,
Horasan'dan Anadolu'ya uzanan kutlu göç yoludur.
Adımız Türkmen... Adımız Yörük...
Adımız yürüyen, vazgeçmeyen, eğilmeyen Türk'tür.
Kadim sesler yükselir obalardan:
"Yayladan yaylaya gider bizim göçümüz,
Oğuz ile Osmanlıdır bizim kökümüz."
İşte budur bizim soyumuzun nişanı.
Kökünü inkâr etmeyenlerin, Tarihine sırt çevirmeyenlerin,
Şerefini otağ direği gibi dimdik taşıyanların sözü...
Orman bizim nefesimizdir. Dağ bizim kalemizdir.
Pınarlar bizim aynalarımızdır. Kartallar bizim gözcümüzdür.
Çadırımız saraydır bize. Otağımız devlettir.
Keçemiz tahtımızdır. Yaylamız cennetimizdir.
Koyunlarımız bereketimizdir. Keçilerimiz rızkımızdır.
Atlarımız kanadımızdır. Sürülerimiz servetimizdir.
Bir ağacı kesmeden önce. Bin defa düşünür Yörük.
Bir pınarı kirletmeyi, Bir kuş yuvasını bozmayı,
Bir fidanı incitmeyi, Kendine yakıştıramaz.
Çünkü bilir ki...
Dağ emanettir. Orman emanettir. Su emanettir. Toprak emanettir.
Ve emanet, Yiğidin namusudur.
Kolan Örüklü Yörük kızlarımız
Parmaklarında bin yıllık sır taşır.
Her ilmikte Orta Asya'nın rüzgârı eser.
Her düğümde Ergenekon'un ateşi yanar.
Her motifte Oğuz Kağan'ın kutlu mührü vardır.
Her desen, Toroslar'ın çiçeğidir.
Her renk, Anadolu'nun sevdasıdır.
Onlar yalnızca kilim dokumaz.
Tarih dokurlar... Sabır dokurlar... Vatan dokurlar... Türklük dokurlar...
Analarından öğrendikleri nakışları, Torunlarına miras bırakırlar.
İlmik ilmik işlerler geçmişi. İlmek ilmek bağlarlar geleceği.
Çünkü bilirler ki;
Bir milletin hafızası, Önce anaların yüreğinde, Sonra kızlarının ellerinde yaşar.
Yörük anası... Bir beşiğe ninni söylerken,
Aslında bir millete karakter öğretir.
Cesareti öğretir. Dürüstlüğü öğretir. Helâl lokmayı öğretir.
Misafirperverliği öğretir. Bayrağı sevmeyi,
Vatan uğruna gerektiğinde can vermeyi öğretir.
Yörük babası...
Bir tayın yelesini okşarken, Oğluna yiğitliği miras bırakır.
Kızına asaleti emanet eder.
Ve der ki:
"Evladım... Doğru ol. Sözünün eri ol. Mazlumun yanında, Zalimin karşısında ol.
Çünkü biz Yörük'üz."
Ey Toroslar! Aladağlar, Erciyes dağları, yurdumun bütün dağları
Siz nice obalar gördünüz. Nice yiğitler büyüttünüz.
Nice al bayraklar dalgalandırdınız.
Sizler şahitsiniz, bilirsiniz.
Bir Yörük çadırından duman yükseliyorsa,
O yalnızca yanan bir ateş değildir.
O Ateş Bağımsızlığın nefesidir. Hürriyetin türküsüdür.
Türklüğün sarsılmaz iradesidir.
Biz yürüdük... Asırlardır yürüdük. Bozkırlardan Anadolu'ya,
Anadolu'dan Toroslar'a, Toroslar'dan gönüllere yürüdük.
Ne tipiye boyun eğdik, Ne fırtınaya, Ne zalime, Ne esarete...
Çünkü biz,
At sırtında büyüyenlerin, Yaylalarda olgunlaşanların,
Kara çadırda devlet terbiyesi alanların çocuklarıyız.
Bugün de aynı inançla haykırıyoruz:
Biz çadırımızı sökebiliriz,
Ama vatanımızı bırakmayız.
Biz yaylamızı değiştirebiliriz,
Ama bayrağımızı değiştirmeyiz.
Biz göç ederiz, Fakat kökümüzü asla inkâr etmeyiz.
Çünkü... Biz Oğuz Kağan'ın kutlu soyundanız.
Türkmen'iz. Yörük'üz. Ve göğsümüzde,
Binlerce yıllık Türk milletinin
Sarsılmaz yüreği çarpmaktadır.
Yörükleeeeeerrrrrr!
Yörükleeeeeerrrrrr!
Asil Yörükleeeerrr
Sizlere Selâm olsun!
Toroslar durdukça, Yaylalar yeşerdikçe, Kara çadırlardan duman tüttükçe,
Kilimlerde Oğuz'un desenleri yaşadıkça, Kopuzdan bozlaklar yükseldikçe,
Al bayrak göklerde dalgalandıkça, Yörük ruhu yaşayacaktır.
Çünkü... Yörük ölmez! Türkmen tükenmez!
Türk milleti ebediyen var olacaktır!
BAHRİ KILINÇEL 01-AĞUSTOS- 2026 KONYA



Hit: 22 Kayıt Tarihi: 08.10.2026